Üretim yapan hemen her şirkette aynı şikâyet: "planladığımız ile olan farklı". Farkın kendisi normaldir; asıl problem farkın görünmemesidir.
Sipariş odaklı üretimde planlanan ile gerçekleşenin birebir tutması beklenmez. Müşteri revize eder, malzeme gecikir, fire çıkar, kısmi sevkiyat yapılır. Sorun sapmanın varlığı değil; sapmanın nerede, ne zaman ve neden oluştuğunun ölçülmemesi.
Çoğu sistemde sipariş miktarı bir ekranda, üretim miktarı başka bir ekranda, sevk miktarı üçüncü bir ekranda durur. Bunları karşılaştırmak için birinin Excel'de birleştirmesi gerekir — ve bu iş genelde ay kapandıktan sonra yapılır.
İlk adım basit: sipariş satırı bazında sipariş / üretilen / sevk edilen üç miktarı tek satırda
tutmak. Bu tek değişiklik bile "hangi siparişte ne kadar açık kaldı" sorusunu anında cevaplanabilir hâle getirir.
Daha önemli ve neredeyse hep atlanan konu şu: sipariş zaman içinde değişir. Bugünkü sipariş miktarına bakarsanız, üç hafta önce ne söz verdiğinizi göremezsiniz. ERP kaydı güncellediği için eski değer kaybolur.
Terminin kaydığını fark edememenizin sebebi genelde veri eksikliği değil, tarihçe eksikliğidir.
Çözüm, siparişin her günkü hâlinin fotoğrafını saklamaktır. Böylece "ilk söz verilen termin" ile "son revize termin" arasındaki farkı — yani termin kaymasını — ölçebilirsiniz. Bu, müşteri bazında en volatil hesapları da ortaya çıkarır.
Evet, ve çoğu zaman doğrusu budur. Bu analiz ERP'nin içinde değil, ERP'den beslenen ayrı bir analitik katmanda yapılır. ERP'ye salt-okunur bağlanılır, veri kolon-bazlı bir veritabanına aktarılır ve raporlar oradan çalışır. Böylece hem ERP yavaşlamaz hem de mevcut yatırımınız yerinde kalır.
Tüm metrikleri aynı anda kurmaya çalışmayın. Tek bir soruyla başlayın — genelde "açık siparişlerimin ne kadarı gecikmede?" en hızlı geri dönüşü verir. O soruyu güvenilir biçimde cevaplayabildiğinizde, geri kalanı aynı veri modelinin üstüne eklenir.
30 dakikalık keşif görüşmesi ücretsizdir.
Cevap markada değil, sorduğunuz sorularda. Yanlış ERP seçimi neredeyse her zaman yanlış soruların sonucudur.
AI her sunumda var ama çoğu şirkette hâlâ demo aşamasında. Gerçekten değer üreten yerler ile süs olan yerleri ayırmak gerekiyor.